Sözlük
Eğitim teknolojileri sözlüğü
Bu sözlükteki her tanım bir kaynağa dayanır ve doğrulanma tarihiyle birlikte gösterilir. Kaynağı olmayan bir tanım yayımlanmaz.
55 terim
-
QTI (Soru ve Test Birlikte Çalışabilirliği)
Soruların ve sınavların bir uygulamadan diğerine taşınabilmesi için 1EdTech'in tanımladığı XML tabanlı paketleme standardı.
Eş anlamlı: QTI İngilizce: Question & Test Interoperability (QTI)
-
WCAG (Web İçeriği Erişilebilirlik Yönergeleri)
Web içeriğinin engelli bireyler için nasıl daha erişilebilir hâle getirileceğini tanımlayan W3C uluslararası standardı.
Eş anlamlı: WCAG 2.1, WCAG 2.2, web içeriği erişilebilirlik yönergeleri İngilizce: Web Content Accessibility Guidelines (WCAG)
-
xAPI (Experience API)
Öğrenme deneyimlerini 'kim, ne yaptı, neyle' biçimindeki ifadelerle kaydedip bir öğrenme kayıt deposuna gönderen teknik belirtim.
Eş anlamlı: Tin Can, Tin Can API, Experience API, IEEE 9274.1.1 İngilizce: Experience API (xAPI)
-
Açık eğitim kaynakları (AEK)
Kamu malı olan ya da açık lisansla yayımlanmış, başkalarınca ücretsiz erişilip yeniden kullanılabilen, uyarlanabilen ve dağıtılabilen her biçimdeki öğrenme, öğretme ve araştırma malzemesi.
Eş anlamlı: AEK, OER, açık ders malzemesi İngilizce: Open educational resources (OER)
-
Açık rozet (Open Badges)
Bir kazanımı; kimin kazandığı, kimin verdiği ve hangi ölçütle verildiği bilgisini taşıyan, doğrulanabilir dijital bir belge olarak paylaşmayı sağlayan 1EdTech standardı.
Eş anlamlı: Open Badges, dijital rozet, açık dijital rozet İngilizce: Open Badges
-
Açıköğretim
Türk yükseköğretim mevzuatında örgün ve yaygın öğretimin yanında sayılan, belirli üniversitelerin geniş öğrenci kitlelerine uzaktan sunduğu öğretim yöntemi.
Eş anlamlı: açık öğretim, açık öğretim sistemi İngilizce: Open education (open teaching, Turkish higher education)
-
Akıllı öğretim sistemi
Bir öğretmenin bire bir rehberliğini taklit etmeye çalışarak öğrenciye adım adım ipucu ve geri bildirim veren yapay zekâ destekli öğretim yazılımı.
Eş anlamlı: akıllı öğretici sistem, ITS, zeki öğretim sistemi İngilizce: Intelligent tutoring system (ITS)
-
AKTS (Avrupa Kredi Transfer ve Biriktirme Sistemi)
Bir dersin ya da programın öğrenme çıktılarına ulaşmak için öğrenciden beklenen toplam iş yüküne dayanan kredi sistemi.
Eş anlamlı: ECTS, AKTS kredisi İngilizce: European Credit Transfer and Accumulation System (ECTS)
-
Asenkron (eşzamansız) öğrenme
Öğretmen ile öğrencilerin aynı anda bir arada bulunmasını gerektirmeyen, içeriğe öğrencinin kendi zamanında eriştiği öğrenme biçimi.
Eş anlamlı: eşzamansız öğrenme, asenkron eğitim İngilizce: Asynchronous learning
-
Biçimlendirici değerlendirme
Öğrenme sürerken, hem öğretmenin öğretimini hem de öğrencinin öğrenmesini iyileştirmek için geri bildirim üretmeye yönelik değerlendirme.
Eş anlamlı: süreç değerlendirme, izleme değerlendirmesi, formatif değerlendirme İngilizce: Formative assessment
-
Bologna Süreci
Avrupa ülkelerinin yükseköğretim sistemlerini karşılaştırılabilir ve uyumlu hâle getirmek amacıyla 1999'da başlattığı ortak yükseköğretim alanı süreci.
Eş anlamlı: Avrupa Yükseköğretim Alanı, AYA, Bologna İngilizce: Bologna Process
-
Caliper Analytics
Dijital öğrenme kaynaklarındaki etkinlik verisinin ortak bir sözcük dağarcığıyla toplanmasını sağlayan 1EdTech standardı.
Eş anlamlı: Caliper, IMS Caliper İngilizce: Caliper Analytics
-
cmi5
Bir LMS'nin öğrenme içeriğini nasıl başlatacağını ve içerikle nasıl veri alışverişi yapacağını xAPI üzerine kurallarla tanımlayan belirtim.
Eş anlamlı: cmi5 profili, xAPI profili İngilizce: cmi5
-
Dijital öğrenme
Bilgi, beceri ve yetkinliklerin bilgi ve iletişim teknolojilerinden yararlanılarak edinilmesi süreci.
Eş anlamlı: teknoloji destekli öğrenme İngilizce: Digital learning
-
Dijital yeterlilik belgesi
Yetkili bir kurumun verdiği, bir öğrenme etkinliğini ya da kazanımı tanımlayan, elektronik, güvenli ve doğrulanabilir belge.
Eş anlamlı: dijital belge, dijital kimlik bilgisi, digital credential İngilizce: Digital credential
-
Dijital yetkinlik
Dijital teknolojileri öğrenme, çalışma ve topluma katılım için güvenle, eleştirel ve sorumlu biçimde kullanabilme yeteneği.
Eş anlamlı: dijital beceriler, dijital okuryazarlık İngilizce: Digital competence
-
Diploma Eki
Diplomaya ek olarak verilen ve mezunun tamamladığı programın düzeyini, içeriğini ve sonuçlarını uluslararası ölçekte anlaşılır biçimde açıklayan belge.
Eş anlamlı: diploma supplement İngilizce: Diploma Supplement
-
E-öğrenme
Bilgi, beceri ve yetkinliklerin internet üzerinden, bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak edinildiği öğretim modeli.
Eş anlamlı: elektronik öğrenme, e-learning İngilizce: E-learning
-
E-portfolyo
Bir kişinin öğrenme çıktılarını, yeterliliklerini, eğitimlerini ve deneyimlerini dijital ortamda bir araya getiren kayıt.
Eş anlamlı: elektronik portfolyo, dijital portfolyo, e-portfolio İngilizce: ePortfolio / digital portfolio
-
Erişilebilirlik (dijital erişilebilirlik)
Web sitelerinin, araçların ve teknolojilerin engelli bireylerin de algılayıp kullanabileceği biçimde tasarlanıp geliştirilmesi.
Eş anlamlı: web erişilebilirliği, dijital erişilebilirlik İngilizce: Accessibility (web accessibility)
-
Harmanlanmış öğrenme
Gözetimli yüz yüze öğretimi çevrim içi ya da uzaktan etkinliklerle birleştiren öğretim modeli.
Eş anlamlı: karma öğrenme, harmanlanmış eğitim, blended learning İngilizce: Blended learning
-
Hayat boyu öğrenme
Kişisel, toplumsal ya da mesleki nedenlerle bilgi, beceri, yetkinlik ve yeterlilikleri geliştirmek için yaşam boyunca örgün, yaygın veya serbest ortamlarda yapılan her türlü öğrenme etkinliği.
Eş anlamlı: yaşam boyu öğrenme İngilizce: Lifelong learning
-
Hibrit öğrenme
Aynı eğitime öğrencilerin bir kısmının yüz yüze, bir kısmının çevrim içi olarak eşzamanlı katıldığı öğretim modeli.
Eş anlamlı: hibrit eğitim, hibrit ders İngilizce: Hybrid learning
-
Kişiselleştirilmiş öğrenme
Öğrenenin gereksinimlerine, ilgilerine, hedeflerine ve kültürel arka planına göre uyarlanmış eğitim önerileri sunan öğretim modeli.
Eş anlamlı: bireyselleştirilmiş öğrenme, kişiye özel öğrenme İngilizce: Personalised learning
-
Kitlesel açık çevrim içi ders (MOOC)
İnternet üzerinden açık erişimle sunulan ve katılımcı sayısı sınırlanmayan çevrim içi ders.
Eş anlamlı: MOOC, KAÇD İngilizce: Massive open online course (MOOC)
-
Küçük özel çevrim içi ders (SPOC)
MOOC malzemesinin, belirli bir kurumun kayıtlı öğrencilerinden oluşan sınırlı bir grup için kullanıldığı çevrim içi ders modeli.
Eş anlamlı: SPOC İngilizce: Small private online course (SPOC)
-
LTI (Öğrenme Araçları Birlikte Çalışabilirliği)
Dış öğrenme araçlarının ve içeriklerin bir LMS'ye ayrı oturum açmaya gerek kalmadan, güvenli ve standart bir yolla bağlanmasını sağlayan 1EdTech standardı.
Eş anlamlı: LTI, LTI 1.3, LTI Advantage İngilizce: Learning Tools Interoperability (LTI)
-
Mikro öğrenme
İçeriğin tek bir öğrenme hedefine odaklanan, saniyeler ya da birkaç dakika süren küçük birimler hâlinde sunulduğu öğretim yaklaşımı.
Eş anlamlı: mikro-öğrenme, lokma öğrenme, bite-sized learning İngilizce: Microlearning
-
Mikro yeterlilik
Küçük hacimli bir öğrenme sonunda edinilen ve açık ölçütlere göre değerlendirilmiş öğrenme çıktılarının kaydı.
Eş anlamlı: mikro yeterlilik belgesi, mikro sertifika, microcredential İngilizce: Micro-credential
-
Mobil öğrenme
Öğrenenlerin kişisel mobil cihazlarıyla, zaman ve mekândan bağımsız olarak öğrenme kaynaklarına eriştiği öğretim modeli.
Eş anlamlı: m-öğrenme, m-learning İngilizce: Mobile learning (m-learning)
-
OneRoster
Öğrenci bilgi sistemi ile LMS gibi öğrenme uygulamaları arasında sınıf listesi, ders ve not verisinin güvenli aktarımını tanımlayan 1EdTech standardı.
Eş anlamlı: OneRoster 1.2 İngilizce: OneRoster
-
Oyunlaştırma
Puan, rekabet ve oyun kuralları gibi oyunlara özgü öğelerin, katılımı artırmak ya da davranışı değiştirmek amacıyla öğrenme ortamında kullanılması.
Eş anlamlı: oyun tabanlı öğrenme, gamification İngilizce: Gamification
-
Rubrik
Bir ödev ya da performans için beklentileri bileşenlere ayıran ve her bileşenin farklı başarı düzeylerinde nasıl görüneceğini açıkça betimleyen puanlama aracı.
Eş anlamlı: dereceli puanlama anahtarı, değerlendirme ölçeği İngilizce: Rubric
-
Sanal sınıf
Öğretmen ve öğrencilerin aynı anda çalışıp etkileştiği, paylaşılan, eşzamanlı çevrim içi öğrenme ortamı.
Eş anlamlı: çevrim içi sınıf, canlı ders ortamı, virtual classroom İngilizce: Virtual classroom
-
SCORM
Web tabanlı e-öğrenme içeriğinin nasıl paketleneceğini, LMS ile nasıl haberleşeceğini ve hangi sırayla sunulacağını tanımlayan teknik belirtimler bütünü.
Eş anlamlı: SCORM 1.2, SCORM 2004, paylaşılabilir içerik nesnesi başvuru modeli İngilizce: Sharable Content Object Reference Model (SCORM)
-
Senkron (eşzamanlı) öğrenme
Öğretmen ile öğrencilerin aynı anda, çoğu zaman belirli bir ders saatinde etkileşimde bulunduğu öğrenme biçimi.
Eş anlamlı: eşzamanlı öğrenme, senkron eğitim, canlı ders İngilizce: Synchronous learning
-
Ters yüz öğrenme (ters yüz sınıf)
Öğrencilerin konuyu önce sınıf dışında çalıştığı, sınıf zamanının ise öğretmen rehberliğinde derinleştirme ve uygulamaya ayrıldığı öğretim modeli.
Eş anlamlı: ters yüz sınıf, ters yüz edilmiş sınıf, flipped classroom İngilizce: Flipped learning / flipped classroom
-
Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (TYYÇ)
Türkiye'deki yükseköğretim düzeylerinde mezunların kazanması beklenen bilgi, beceri ve yetkinlikleri tanımlayan ve tüm yükseköğretim kurumlarını bağlayan üst çerçeve.
Eş anlamlı: TYYÇ, ulusal yeterlilikler çerçevesi İngilizce: Turkish Qualifications Framework for Higher Education (TQF-HE)
-
Uyarlanabilir öğretim sistemi (uyarlanabilir öğrenme)
Öğrencinin performansına ve durumuna göre içeriği, sırayı ya da geri bildirimi kendiliğinden değiştiren bilgisayar tabanlı öğretim sistemi.
Eş anlamlı: uyarlanabilir öğrenme, uyarlamalı öğrenme, adaptive learning, AIS İngilizce: Adaptive instructional system (AIS) / adaptive learning
-
Uzaktan öğrenme
Öğretmen ile öğrencinin fiziksel olarak ayrı yerlerde bulunduğu ve eşzamanlı ya da eşzamansız etkileşim için çeşitli kaynak ve teknolojilerin kullanıldığı öğretim modeli.
Eş anlamlı: uzaktan eğitim İngilizce: Distance learning
-
Uzaktan öğretim
YÖK mevzuatına göre öğretim faaliyetlerinin bilgi ve iletişim teknolojileriyle planlanıp yürütüldüğü, derslerin aynı mekânda bulunma zorunluluğu olmadan eşzamanlı ve/veya eşzamansız verildiği öğretim.
Eş anlamlı: uzaktan eğitim, UZEM İngilizce: Distance education (Turkish higher education regulation)
-
Yapay zekâ
Bir makinenin algoritmalar aracılığıyla çevresini çözümleyip veriden öğrenerek belirli hedeflere ulaşmak için bir ölçüde özerk karar ve eylem üretebilmesi.
Eş anlamlı: YZ, AI İngilizce: Artificial intelligence (AI)
-
Yapay zekâ destekli öğrenme
Öğrenme ve öğretim süreçlerinde kişiselleştirme, geri bildirim, içerik hazırlama veya ders planlama gibi işler için yapay zekâ araçlarından yararlanılması.
Eş anlamlı: eğitimde yapay zekâ, YZ destekli eğitim, AIED İngilizce: AI in education / AI-supported learning
-
Yapay zekâ yetkinliği (yapay zekâ okuryazarlığı)
Yapay zekânın olanaklarını ve risklerini anlayarak onu güvenli, etik ve sorumlu biçimde kullanabilmek için gereken bilgi, beceri ve tutumlar.
Eş anlamlı: yapay zekâ okuryazarlığı, YZ okuryazarlığı, AI literacy İngilizce: AI competency / AI literacy
-
Çevrim içi gözetim (uzaktan gözetimli sınav)
Öğrencinin sınava bilgisayar başında girdiği ve kamera, mikrofon gibi teknolojilerle uzaktan izlendiği değerlendirme uygulaması.
Eş anlamlı: proctoring, e-gözetim, uzaktan sınav gözetimi, çevrim içi gözetmenlik İngilizce: Remote proctoring / online invigilation
-
Çevrim içi öğrenme
Eğitimin internet üzerinden gerçekleştiği öğretim modeli.
Eş anlamlı: online öğrenme, web tabanlı öğrenme, çevrimiçi öğrenme İngilizce: Online learning / web-based learning
-
Öğrenme analitiği
Öğrenenler ve öğrenme süreçleri hakkındaki verilerin, öğrenme ve öğretimi iyileştirecek eyleme dönük içgörüler üretmek amacıyla toplanması, çözümlenmesi ve yorumlanması.
Eş anlamlı: eğitsel veri analitiği İngilizce: Learning analytics
-
Öğrenme çıktıları
Bir öğrenme sürecinin sonunda kişinin edindiği ve/veya gösterebildiği bilgi, beceri, değer ve yetkinlikler.
Eş anlamlı: öğrenme kazanımları, öğrenme çıktısı, kazanım İngilizce: Learning outcomes
-
Öğrenme için evrensel tasarım (ÖET)
Öğrenme ortamlarını, öğrenenler arasındaki farklılıkları baştan hesaba katarak engelleri azaltacak ve seçenek sunacak biçimde tasarlamayı öneren çerçeve.
Eş anlamlı: UDL, evrensel tasarım İngilizce: Universal Design for Learning (UDL)
-
Öğrenme kayıt deposu (LRS)
xAPI ifadelerini alan, saklayan ve yetkili sistemlere sunan sunucu.
Eş anlamlı: LRS İngilizce: Learning Record Store (LRS)
-
Öğrenme nesnesi
Öğrenme, eğitim ya da öğretim amacıyla kullanılan dijital veya dijital olmayan her türlü varlık.
Eş anlamlı: öğrenme nesnesi üst verisi, LOM, IEEE 1484.12.1 İngilizce: Learning object
-
Öğrenme yönetim sistemi (LMS)
Ders içeriğini öğrencilere sunan, öğrenme etkinliklerini düzenleyen ve öğrencinin ilerlemesini kaydeden yazılım platformu.
Eş anlamlı: LMS, öğrenme yönetim sistemi, ÖYS İngilizce: Learning management system (LMS)
-
Ölçme ve değerlendirme
Kişinin edindiği bilgi, beceri ve yetkinliklerin belirlenmiş ölçütlere ya da öğrenme çıktılarına göre yoklanıp yargıya bağlanması süreci.
Eş anlamlı: ölçme-değerlendirme, değerlendirme, assessment İngilizce: Assessment (of learning outcomes)
-
Özetleyici değerlendirme
Bir öğretim biriminin sonunda öğrencinin öğrenmesini bir standarda ya da ölçüte göre değerlendirmeye yönelik değerlendirme.
Eş anlamlı: sonuç değerlendirme, düzey belirleme, summatif değerlendirme İngilizce: Summative assessment
-
Üretken yapay zekâ
Kendisine verilen istemlere karşılık metin, görüntü, ses ya da kod gibi yeni içerik üreten yapay zekâ türü.
Eş anlamlı: üretici yapay zekâ, GenAI, generative AI İngilizce: Generative artificial intelligence (GenAI)